"philosophy" in Turkish
Definition
Felsefe, yaşam, bilgi, doğruluk, iyi‑kötü ve varlık gibi büyük soruları inceleyen bir alandır. Aynı zamanda bir kişi veya kurumun temel inançları, değerleri ya da düşünce biçimi anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Akademik kullanımlarda 'philosophy' genellikle bir ders veya alan olarak geçer ('philosophy okumak', 'philosophy dersi'). Günlük konuşmada ise, genel bir yaklaşım veya rehber ilke ifade edebilir ('Our philosophy is to keep things simple'). 'Psychology' ile karıştırmayın; pratik değerler için de kullanılabilir.
Examples
She studies philosophy at the university.
O, üniversitede **felsefe** okuyor.
His philosophy is simple: be honest and work hard.
Onun **felsefesi** basit: dürüst ol ve çok çalış.
We talked about life and philosophy for hours.
Saatlerce hayat ve **felsefe** üzerine konuştuk.
I’m not into abstract philosophy, but I like asking big questions.
Soyut **felsefe** bana göre değil ama büyük sorular sormayı seviyorum.
That startup’s whole philosophy is about moving fast and learning from mistakes.
O girişimin tüm **felsefesi**, hızlı hareket etmek ve hatalardan öğrenmek üzerine kurulu.
We started with a small question and somehow ended up debating philosophy over coffee.
Küçük bir soruyla başladık, sonra bir bakmışız kahve eşliğinde **felsefe** tartışıyoruz.