"philosophical" بـTurkish
التعريف
Felsefe ile ilgili olan veya zorlu durumlarda sakin ve düşünceli bir tutum sergileyen.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla akademik ve resmi ortamlarda kullanılır; ayrıca sorunlar karşısında sakin ve düşünceli insanları da tanımlar. 'philosophical debate', 'philosophical attitude' ile beraber kullanılabilir. 'psychological' veya 'theoretical' ile karıştırmayın.
أمثلة
He gave a philosophical answer to the question.
Soruya **felsefi** bir cevap verdi.
She enjoys philosophical debates with her friends.
Arkadaşlarıyla **felsefi** tartışmalardan keyif alıyor.
My grandfather is very philosophical about life.
Büyükbabam hayata karşı çok **felsefi** yaklaşır.
After losing his wallet, he tried to stay philosophical about it.
Cüzdanını kaybettikten sonra **felsefi** kalmaya çalıştı.
People often get philosophical late at night.
İnsanlar gece geç saatlerde sıkça **felsefi** olur.
Her philosophical perspective helped us see the situation differently.
Onun **felsefi** bakış açısı, duruma farklı gözle bakmamıza yardımcı oldu.