"petrified" in Turkish
Definition
Aşırı korkudan hareket edememek veya düşünememek durumu; ayrıca doğal süreçle taşa dönüşmüş anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle aşırı korku (ör. 'yılanlardan çok korkmak') belirtmek için kullanılır. Daha az olarak, taşlaşma anlamında kullanılır. 'scared'dan daha kuvvetli bir duygudur.
Examples
He stood petrified when he saw the bear.
Ayıyı görünce **dehşete kapılmış şekilde** durdu.
The movie was so scary it left me petrified for hours.
Film o kadar korkunçtu ki saatlerce **dehşete kapıldım**.
I was petrified during the thunderstorm.
Fırtına sırasında **dehşete kapılmıştım**.
She is petrified of snakes.
O, yılanlardan **dehşete kapılmış** durumda.
I was petrified when my boss called me into the office unexpectedly.
Patronum beni aniden ofise çağırdığında **dehşete kapılmıştım**.
The park has petrified trees that are millions of years old.
Parkta milyonlarca yıllık **taşlaşmış** ağaçlar var.