"perpetual" in Turkish
Definition
Çok uzun süren veya hiç bitmeyen bir şeyi tanımlar. Ayrıca, sürekli tekrar eden ya da her zaman var olan şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Perpetual’ kelimesi daha çok resmi veya edebi kullanımda görülür, örneğin 'perpetual motion', 'perpetual problems', 'perpetual smile'. Kesintisiz ve sürekli olma anlamı taşır, 'constant' ya da 'continuous' kelimelerinden daha Yoğun bir anlamı vardır. İnsan ömrü için kullanılmaz; bunun için 'lifelong' tercih edilir.
Examples
The region is known for its perpetual snow.
Bölge, **sürekli** karıyla bilinir.
She has a perpetual smile on her face.
Yüzünde **sürekli** bir gülümseme var.
The country lived in perpetual fear of war.
Ülke, **sürekli** savaş korkusu içinde yaşadı.
I feel like I’m stuck in perpetual meetings at work these days.
Son zamanlarda işte **sürekli** toplantılara takılıp kalmış gibi hissediyorum.
Her perpetual optimism is actually inspiring.
Onun **sürekli** iyimserliği gerçekten ilham verici.
He thinks owning a car means perpetual freedom, but that's not always true.
Araba sahibi olmanın **sürekli** özgürlük anlamına geldiğini düşünüyor ama bu her zaman doğru değil.