"perched" in Turkish
Definition
Bir dal, sandalye kenarı gibi dar veya yüksek bir yerde oturmak ya da durmak. Genellikle kuşlar için kullanılır ama insanlar veya nesneler için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kuşlar için kullanılır ('perched on a branch'), ama insanlar veya nesneler için de olabilir ('perched on a stool'). Yüksek veya dar yüzeyde dengeyle durmayı ima eder.
Examples
The bird was perched on the tree branch.
Kuş, ağacın dalında **tünemişti**.
She sat perched on the edge of her chair.
O, sandalyenin kenarında **oturmuştu**.
The cat was perched on the windowsill, watching the street.
Kedi, pencere pervazında **oturmuş**, sokağı izliyordu.
A tiny owl was perched silently above us in the rafters.
Küçük bir baykuş yukarıdaki kirişlerde sessizce **tünemişti**.
He was perched awkwardly on a fence, trying not to fall.
O, düşmemeye çalışarak, çitin üzerinde garip bir şekilde **oturmuştu**.
The colorful houses were perched on the edge of the cliff, overlooking the sea.
Renkli evler, uçurumun kenarında **yer alıyordu** ve denize bakıyordu.