"penetrated" in Turkish
Definition
Bir şeyin içine ya da içinden geçmek, özellikle zor olduğunda. Ayrıca bir yere ya da gruba girme veya etki etme anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'penetrated' genellikle resmî veya teknik ifadelerde kullanılır. Hem fiziksel objeler hem de grup veya sisteme giriş için kullanılabilir. 'penetrated deeply', 'easily penetrated' gibi kalıplarda yaygındır. Günlük basit girişleri anlatmak için uygun değildir.
Examples
The knife penetrated the apple easily.
Bıçak elmayı kolayca **deldi**.
Sunlight penetrated the room through the window.
Güneş ışığı pencereden odaya **sızdı**.
Water slowly penetrated the soil after the rain.
Yağmurdan sonra su yavaşça toprağa **sızdı**.
The spy penetrated the enemy base without being noticed.
Casus, hiç fark edilmeden düşman üssüne **nüfuz etti**.
No one knew that the computer network had already been penetrated by hackers.
Kimse bilgisayar ağının zaten hackerlar tarafından **ihlal edildiğini** bilmiyordu.
Her words penetrated his heart, making him rethink his choices.
Onun sözleri kalbine **işledi**, bu da onun kararlarını tekrar düşünmesini sağladı.