"penetrate" in Turkish
Definition
Bir şeyin içinden geçmek veya zor bir engeli aşmak anlamına gelir. Gizli veya anlaşılması zor bir şeyi kavramak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilim, teknik ve askerî bağlamda ('penetrate armor', 'penetrate the market') kullanılır. Gündelik dilde daha resmî ya da teknik gelebilir. Gizemi çözmek gibi anlamlarda da kullanılır.
Examples
The drill can penetrate the hard rock.
Matkap sert kayayı **dele**bilir.
Light can penetrate the water in the pool.
Işık havuzdaki suya **nüfuz edebilir**.
No sound can penetrate these thick walls.
Hiçbir ses bu kalın duvarları **delemez**.
It took years for the new technology to penetrate the rural areas.
Yeni teknolojinin kırsal bölgelere **nüfuz etmesi** yıllar aldı.
The company is trying to penetrate the Asian market.
Şirket Asya pazarına **girmeye** çalışıyor.
No one could penetrate the mystery of that code.
Kimse o kodun gizemini **çözemedi**.