"pasture" in Turkish
Definition
Sığır, koyun veya at gibi hayvanların otladığı yeşil alan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarım ve kırsal bağlamda kullanılır; 'otlatmak', 'büyükbaş hayvan', 'yeşil', 'açık' gibi kelimelerle birlikte geçer. 'Greener pastures' deyimiyle daha iyi fırsatlar anlatılır.
Examples
The cows are eating in the pasture.
İnekler **merada** otluyor.
Sheep like to graze in the open pasture.
Koyunlar açık **merada** otlamayı sever.
The pasture is green after the rain.
Yağmurdan sonra **mera** yeşerdi.
Their farm has a huge pasture for the horses to run.
Çiftliklerinde atların koşması için büyük bir **mera** var.
We're moving the sheep to a new pasture this afternoon.
Bugün öğleden sonra koyunları yeni **meraya** götürüyoruz.
He dreamed of retiring to greener pastures someday.
Bir gün daha iyi **meralara** emekli olmayı hayal ediyordu.