"pastime" Turkish में
परिभाषा
Boş zamanlarda keyif almak veya dinlenmek için yapılan etkinlik veya uğraş.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'Pastime' kelimesi resmidir; günlük konuşmada 'hobi' daha yaygındır. Sadece eğlence ve keyfi etkinlikler için kullanılır, iş veya sorumluluklar için kullanılmaz.
उदाहरण
Reading is my favorite pastime.
Kitap okumak benim en sevdiğim **uğraş**.
Watching movies is a popular pastime.
Film izlemek popüler bir **eğlence**dir.
Drawing is a relaxing pastime for many people.
Çizim yapmak birçok kişi için rahatlatıcı bir **uğraş**tır.
Gardening has become my weekend pastime since I moved here.
Buraya taşındığımdan beri bahçecilik hafta sonu **uğraşım** oldu.
Playing chess is more than just a pastime to him—he takes it very seriously.
Onun için satranç sadece bir **eğlence** değil—o, bunu çok ciddiye alıyor.
These days online gaming is a popular pastime among teenagers.
Günümüzde çevrim içi oyun oynamak gençler arasında popüler bir **eğlence**.