"passionately" in Turkish
Definition
Bir şey hakkında çok güçlü duygular veya yoğun bir heyecanla yapılan bir şekilde.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir eylemin veya sözün yoğun duygu, sevgi veya coşkuyla yapıldığını belirtir. 'speak passionately', 'love passionately', 'defend passionately' gibi ifadelerle sıkça kullanılır. Genelde resmi veya nötr ortamlarda geçerlidir.
Examples
She speaks passionately about animals.
O hayvanlar hakkında **tutkuyla** konuşuyor.
They argued passionately about the results.
Sonuçlar hakkında **tutkuyla** tartıştılar.
He loves music passionately.
Müziği **tutkuyla** seviyor.
Maria passionately defended her ideas in the meeting.
Maria toplantıda fikirlerini **tutkuyla** savundu.
He talked passionately about his trip to Africa.
Afrika gezisinden **tutkuyla** bahsetti.
People who work passionately often inspire others.
**Tutkuyla** çalışan insanlar genellikle başkalarına ilham verir.