"parachute" in Turkish
Definition
Paraşüt, bir kişi veya nesneye takılarak havada düşüş hızını azaltan büyük bir kumaş parçasıdır; genellikle paraşütle atlama veya acil durumlarda uçaklardan kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle paraşütle atlama, havacılık güvenliği veya kurtarma bağlamında kullanılır. 'paraşüt açmak', 'paraşütle atlamak' gibi ifadeler yaygındır. Bazen yedek plan anlamında da mecaz kullanılır.
Examples
The skydiver opened his parachute at 1,000 meters.
Paraşütçü 1.000 metrede **paraşüt**ünü açtı.
A parachute helped the astronaut land safely.
Bir **paraşüt** astronotun güvenli iniş yapmasına yardımcı oldu.
The emergency kit included a small parachute.
Acil durum setinde küçük bir **paraşüt** vardı.
Without his parachute, he wouldn’t have survived the jump.
**Paraşütü** olmasaydı, atlayışı sağ kurtaramazdı.
She always dreamed of doing a parachute jump for her birthday.
Doğum gününde **paraşüt** atlayışı yapmayı hep hayal etmişti.
The supplies were dropped by parachute into the remote village.
Malzemeler uzak köye **paraşüt**le bırakıldı.