"pant" in Turkish
Definition
Yorgunluk, sıcaklık veya heyecan nedeniyle hızlı ve derin nefes almak. Genellikle egzersizden ya da heyecan verici bir durumdan sonra görülür.
Usage Notes (Turkish)
Egzersiz veya heyecan sonrası insanlar ve hayvanlar için kullanılır. İngilizcede 'pant' anlamı olan 'pantolon' ile karıştırmayın.
Examples
After running up the hill, I started to pant.
Tepeden yukarı koştuktan sonra **nefes nefese kaldım**.
The dog was panting in the heat.
Köpek sıcakta **nefes nefese kalıyordu**.
She could hear him panting after the race.
Yarıştan sonra onun **nefes nefese kaldığını** duyabiliyordu.
He climbed the stairs and arrived at the top, panting and smiling.
Merdivenleri tırmanıp en tepeye vardığında **nefes nefese kalmıştı** ve gülümsüyordu.
“Stop a minute, let me pant and catch my breath,” she said after jogging.
"Bir dakika dur, bırak **nefes nefese kalayım** ve nefesimi toplayayım," dedi koşudan sonra.
The puppies panted excitedly as they played in the yard.
Yavrular bahçede oynarken heyecanla **nefes nefese kaldılar**.