"overdue" in Turkish
Definition
Beklenen veya gerekli sürede yapılmamış veya gerçekleşmemiş bir şeyi ifade eder. Geç ödenen fatura veya teslim edilmeyen rapor örnek olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Faturalar, kütüphane kitapları, projeler gibi son teslim tarihi olan şeyler için yaygındır. Kişiler için geç kalmak anlamında kullanılmaz; o durumda 'late' denir. 'overdue payment', 'long overdue' gibi birleşik kullanımları vardır.
Examples
My library book is overdue.
Kütüphaneden aldığım kitabım **gecikmiş**.
The rent is overdue by two weeks.
Kira iki haftadır **gecikmiş** durumda.
Please return any overdue materials to the office.
Lütfen tüm **gecikmiş** materyalleri ofise iade edin.
That apology was long overdue.
Bu özür uzun zamandır **gecikmiş**ti.
Your payment is overdue—please pay as soon as possible.
Ödemeniz **gecikmiş**—lütfen en kısa sürede ödeyin.
The train is overdue, so everyone is getting impatient.
Tren **gecikmiş**, bu yüzden herkes sabırsızlanıyor.