"overbearing" in Turkish
Definition
Diğerlerini aşırı kontrol etmeye çalışan, baskıcı ve otoriter davranan kimseyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve 'parent', 'boss', 'attitude' gibi sözcüklerle birlikte kullanılır. Fiziksel zorlamadan çok kişilik veya tutuma yönelik kullanılır. 'Bossy'den daha güçlü bir ifadedir.
Examples
Her overbearing mother never let her make her own choices.
Onun **baskın** annesi asla kendi kararlarını almasına izin vermedi.
My boss is very overbearing and never listens to anyone.
Patronum çok **otoriter** ve kimseyi dinlemiyor.
His overbearing attitude made everyone uncomfortable.
Onun **baskın** tavrı herkesi rahatsız etti.
She can be a bit overbearing when she's stressed out at work.
İş yerinde stresliyken biraz **otoriter** olabiliyor.
I try not to sound overbearing, but sometimes I just want things done my way.
**Baskın** biri gibi görünmemeye çalışıyorum ama bazen her şeyin istediğim gibi olmasını istiyorum.
Their coach was so overbearing that some players quit the team.
Antrenörleri o kadar **baskındı** ki bazı oyuncular takımdan ayrıldı.