"outright" in Turkish
Definition
'Outright', bir şeyin tamamen ya da doğrudan, açıkça yapılmasını ifade eder. Şüpheye yer bırakmaz.
Usage Notes (Turkish)
'Outright', zarfta da (ör. 'teklifi tamamen reddetti'), sıfatta da (ör. 'tam galibiyet') kullanılır. Tümüyle ve açık şekilde yapılan anlamını verir. 'outrage' ile karıştırmayın.
Examples
He rejected the offer outright.
Teklifi **düpedüz** reddetti.
The company bought the land outright.
Şirket araziyi **tamamen** satın aldı.
She won the contest outright.
Yarışmayı **tamamen** kazandı.
They denied the accusations outright, not even thinking twice about it.
Suçlamaları **düpedüz** reddettiler, hiç tereddüt etmeden.
If you disagree, just say it outright instead of hinting.
Katılmıyorsan, ima etmek yerine bunu **düpedüz** söyle.
The law was an outright ban on smoking in public places.
Yasa, kamusal alanlarda sigarayı **tamamen** yasaklayan bir yasaktı.