"outgoing" in Turkish
Definition
Kolayca insanlarla iletişim kurabilen, dostça ve yeni insanlarla tanışmayı seven kişiler için kullanılır. Aynı zamanda gönderilen şeyler için de söylenebilir.
Usage Notes (Turkish)
Kişilik özelliklerinde olumlu olarak kullanılır, özellikle iş görüşmelerinde veya sosyal ortamlarda sık geçer. Zıt anlamlısı 'shy', 'reserved'. Aynı zamanda gönderilecek posta gibi nesneleri de anlatır.
Examples
My sister is very outgoing and loves parties.
Kız kardeşim çok **dışa dönük** ve partileri sever.
He became more outgoing after starting his new job.
Yeni işine başladıktan sonra daha çok **dışa dönük** oldu.
Our teacher is friendly and outgoing.
Öğretmenimiz arkadaş canlısı ve **sosyal**.
I'm not as outgoing as my friends, but I still like meeting people.
Arkadaşlarım kadar **dışa dönük** değilim ama insanlarla tanışmayı yine de severim.
In interviews, being outgoing can help you make a good impression.
Mülakatlarda **dışa dönük** olmak iyi bir izlenim bırakabilir.
The outgoing mail is on the front desk, ready to be picked up.
**Giden** posta ön masada, alınmaya hazır durumda.