"outdone" en Turkish
Definición
Birisi başka birinden daha iyi bir şey yaptığında veya başarılarını geçtiğinde kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle karşılaştırmalar için kullanılır: 'has/have been outdone'. 'Outdone oneself' ise kişinin normalden daha iyi bir iş çıkardığını belirtir.
Ejemplos
She has outdone everyone with her project.
Projesiyle herkesi gerçekten **geride bıraktı**.
He always tries to outdo his brother in sports.
Her zaman sporda kardeşini **geride bırakmaya** çalışır.
You have really outdone yourself this time.
Bu sefer gerçekten **kendini aştın**.
I thought last year's party was great, but you've really outdone yourself this time!
Geçen yılın partisi harikaydı ama bu sefer gerçekten **kendini aştın**!
No one expected him to win, but he completely outdone the competition.
Kimse onun kazanacağını beklemiyordu, ama rakiplerini tamamen **geride bıraktı**.
Every time I think I've seen it all, nature proves I've been outdone.
Her seferinde her şeyi gördüm sanıyorum, ama doğa bana **geride bırakıldığımı** kanıtlıyor.