"ordinary" in Turkish
Definition
Olağan, yaygın olan ve özel bir yanı bulunmayan bir şeyi, kişiyi veya olayı tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'özel' veya 'etkileyici' durumlarla zıt olarak kullanılır: 'ordinary day' (sıradan gün), 'ordinary people' (sıradan insanlar). Bazen sıkıcı anlamı da taşıyabilir.
Examples
It was just an ordinary day at school.
Bu sadece **sıradan** bir okul günüydü.
She lives in an ordinary house near the park.
O, parkın yakınında **sıradan** bir evde yaşıyor.
These are ordinary people with normal jobs.
Bunlar **sıradan** işlere sahip **sıradan** insanlar.
At first it looked ordinary, but then we noticed the hidden door.
Başta **sıradan** görünüyordu, ama sonra gizli kapıyı fark ettik.
There’s nothing ordinary about the way she tells stories.
Onun hikaye anlatışında **sıradan** hiçbir şey yok.
I was expecting something amazing, but it turned out pretty ordinary.
Harika bir şey bekliyordum, ama oldukça **sıradan** çıktı.