"oppressive" in Turkish
Definition
İnsanları baskı altında tutan, adaletsiz ya da ağır hissettiren durumlar veya atmosferler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve ağır durumlar için uygundur. Hükümet, sistem, atmosfer ya da hava için kullanılır. Küçük rahatsızlıklar için kullanılmaz.
Examples
The summer heat was oppressive.
Yaz sıcağı **ağırdı**.
They lived under an oppressive government.
Onlar **baskıcı** bir hükümet altında yaşıyordu.
The rules at school felt oppressive sometimes.
Okuldaki kurallar bazen **baskıcı** geliyordu.
His oppressive attitude made everyone uncomfortable.
Onun **baskıcı** tavrı herkesin rahatsız olmasına neden oldu.
We couldn't sleep because of the oppressive humidity.
**Ağır** nem yüzünden uyuyamadık.
Sometimes the silence in the room felt strangely oppressive.
Bazen odadaki sessizlik tuhaf şekilde **ağır** geliyordu.