"onset" in Turkish
Definition
Genellikle olumsuz bir durumun, örneğin hastalığın ya da kötü havanın başlaması.
Usage Notes (Turkish)
Sadece olumsuz, istenmeyen durumların başlangıcında kullanılır. Resmî ve yazılı dilde daha yaygındır; günlük konuşmada nadirdir.
Examples
The onset of winter brings cold and snow.
Kışın **başlangıcı** soğuk ve kar getirir.
Early onset of the disease makes treatment harder.
Hastalığın erken **başlangıcı**, tedaviyi zorlaştırır.
Headaches can be a sign of the onset of stress.
Baş ağrısı, stresin **başlangıcının** bir işareti olabilir.
The doctor checked for signs of the onset of infection.
Doktor, enfeksiyonun **başlangıcı** belirtilerini kontrol etti.
With the sudden onset of heavy rain, everyone ran for cover.
Ani başlayan şiddetli yağmurun **ortaya çıkışıyla** herkes sığınacak yer aradı.
She began to feel tired at the onset of her illness.
Hastalığının **başlangıcında** kendini yorgun hissetmeye başladı.