"omens" in Turkish
Definition
Gelecekte iyi ya da kötü bir şey olacağına inanılan işaret veya olaylardır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle batıl inançlar, halk hikâyeleri veya dini bağlamlarda kullanılır. 'İyi alamet', 'kötü alamet' gibi ifadeler yaygındır. Bilimsel ya da çok resmi metinlerde sık geçmez.
Examples
He laughs and says he doesn’t believe in omens, but sometimes gets nervous anyway.
Güler ve **alametlere** inanmadığını söyler ama bazen yine de gerilir.
Every culture has its own stories about omens and what they mean.
Her kültürün kendi **alametleri** ve onların anlamıyla ilgili hikâyeleri vardır.
Some people believe that black cats are omens of bad luck.
Bazı insanlar, kara kedilerin kötü şansın **alameti** olduğuna inanır.
In ancient times, people watched the sky for omens before going to war.
Antik çağda insanlar savaşa gitmeden önce gökyüzünde **alametler** arardı.
The villagers thought the sudden storm was one of many omens.
Köylüler, ani fırtınanın birçok **alametten** biri olduğunu düşündü.
Rain on your wedding day is said to be one of those strange omens of a happy marriage.
Düğün gününde yağmur yağmasının mutlu bir evliliğin garip bir **alameti** olduğu söylenir.