"olden" in Turkish
Definition
'Olden' kelimesi, çok eski zamanlara veya geçmiş çağlara ait olan şeyleri anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'Olden' daha çok 'olden days' veya 'olden times' kalıbıyla edebi ve resmî dilde geçer; günlük konuşmada nadiren kullanılır, genellikle 'eski' ya da 'çok eski' denir.
Examples
People in the olden days traveled by horse and carriage.
**Eski** zamanlarda insanlar at ve arabayla yolculuk ederdi.
Castles from the olden times still stand today.
**Eski** zamanların kaleleri bugün hâlâ ayakta.
In olden stories, heroes often go on long adventures.
**Eski** hikayelerde kahramanlar genellikle uzun maceralara çıkardı.
You often hear about brave knights from the olden days in fairy tales.
Masallarda genellikle **eski** zamanlardan cesur şövalyeler anlatılır.
My grandmother loves to talk about how different life was in the olden times.
Büyükannem, **eski** zamanlardaki hayatın ne kadar farklı olduğundan bahsetmeyi çok sever.
The festival celebrates traditions from olden times that most people have forgotten.
Bu festival, çoğu insanın unuttuğu **eski** zamanlardan gelen gelenekleri kutluyor.