"office" in Turkish
Definition
İnsanların çalıştığı, genellikle iş veya idari görevlerin yapıldığı yer. Resmi faaliyetler için kullanılan oda veya bina anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmî hem de günlük kullanıma uygundur. 'Merkez ofis', 'ana ofis', 'ev ofisi' gibi ifadelerde sık geçer. Fiil olarak 'ofis' ile karıştırmayın.
Examples
She works in an office downtown.
O, şehir merkezindeki bir **ofis**te çalışıyor.
The office opens at 9 AM every day.
**Ofis** her gün sabah 9'da açılır.
He left his bag in the office.
Çantasını **ofiste** bıraktı.
I’ll be at the office late today, busy with a big project.
Bugün büyük bir projeyle meşgul olduğum için **ofiste** geç kalacağım.
We need to fix the air conditioner in the office; it’s too hot in here.
**Ofiste**ki klima tamir edilmeli; burada çok sıcak.
She just got promoted and now has a bigger office with a nice view.
Terfi aldı ve şimdi manzarası güzel, daha büyük bir **ofisi** var.