"occipital" in Turkish
Definition
Kafanın arka kısmı veya kafatasının arka-alt kısmındaki kemikle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
'Oksipital' terimi genellikle tıbbi ve bilimsel alanlarda kullanılır. 'occipital bone', 'occipital lobe' gibi kalıplarla sık geçer. Günlük konuşmada nadirdir.
Examples
The occipital bone is at the back of the skull.
**Oksipital** kemik kafatasının arka kısmındadır.
Your occipital lobe helps you see.
Senin **oksipital** lobun görmene yardımcı olur.
He injured his occipital area in the fall.
Düşünce **oksipital** bölgesini yaraladı.
A neurologist explained the function of the occipital lobe to me.
Bir nörolog bana **oksipital** lobun işlevini açıkladı.
Some people experience occipital headaches after working on computers.
Bazı kişiler bilgisayarda çalışınca **oksipital** baş ağrıları yaşar.
If you hit the back of your head, you might bruise your occipital bone.
Başının arkasına vurursan, **oksipital** kemiğin ezilebilir.