"nugget" بـTurkish
التعريف
Bir "nugget" küçük bir parça veya külçe demektir; özellikle altın için ya da küçük yiyecek, mesela tavuk nugget'ı için kullanılır. Aynı zamanda önemli ve kısa bilgi için de söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
En yaygın kullanım; altın parçası ya da ‘tavuk nugget’ gibi yiyecekler içindir. Ayrıca ‘bilgelik parçası’ gibi önemli bilgi için kullanılır.
أمثلة
I found a gold nugget at the river.
Nehirde bir altın **külçe** buldum.
She ate a chicken nugget for lunch.
Öğle yemeğinde tavuk **nugget** yedi.
This lesson has a nugget of good advice.
Bu derste iyi bir tavsiyenin bir **parçası** var.
Every time my grandfather talks, he shares a little nugget of wisdom.
Dedem her konuştuğunda küçük bir **bilgelik parçası** paylaşır.
She picked up a hot nugget straight from the fryer and burned her mouth.
Kızgın yağdan çıkan sıcak bir **nugget** aldı ve ağzını yaktı.
Hidden in the boring report was a real nugget of useful information.
Sıkıcı raporda gizli gerçek bir **değerli bilgi parçası** vardı.