اكتب أي كلمة!

"nugget" بـTurkish

parçakülçe (altın)nugget (yiyecek)küçük değerli bilgi

التعريف

Bir "nugget" küçük bir parça veya külçe demektir; özellikle altın için ya da küçük yiyecek, mesela tavuk nugget'ı için kullanılır. Aynı zamanda önemli ve kısa bilgi için de söylenir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

En yaygın kullanım; altın parçası ya da ‘tavuk nugget’ gibi yiyecekler içindir. Ayrıca ‘bilgelik parçası’ gibi önemli bilgi için kullanılır.

أمثلة

I found a gold nugget at the river.

Nehirde bir altın **külçe** buldum.

She ate a chicken nugget for lunch.

Öğle yemeğinde tavuk **nugget** yedi.

This lesson has a nugget of good advice.

Bu derste iyi bir tavsiyenin bir **parçası** var.

Every time my grandfather talks, he shares a little nugget of wisdom.

Dedem her konuştuğunda küçük bir **bilgelik parçası** paylaşır.

She picked up a hot nugget straight from the fryer and burned her mouth.

Kızgın yağdan çıkan sıcak bir **nugget** aldı ve ağzını yaktı.

Hidden in the boring report was a real nugget of useful information.

Sıkıcı raporda gizli gerçek bir **değerli bilgi parçası** vardı.