"noticeable" in Turkish
Definition
Bir şey kolayca görülüyor veya dikkat çekiyorsa, yani göze çarpıyorsa bu şekilde ifade edilir. Genellikle değişiklik ya da farklar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'fark edilebilir değişiklik' veya 'göze çarpan etki' gibi ifadelerde sık kullanılır. 'obvious'dan daha resmi ve 'striking'den daha hafif. Genellikle kişiler için değil, nitelikler veya değişiklikler için tercih edilir.
Examples
There is a noticeable difference between the two pictures.
İki resim arasında **fark edilebilir** bir fark var.
Her accent was barely noticeable.
Aksanı zar zor **fark edilebilirdi**.
After the cleaning, the room looked much more noticeable.
Temizlendikten sonra oda çok daha **göze çarpan** bir hale geldi.
There’s been a noticeable improvement in his mood lately.
Son zamanlarda ruh halinde **fark edilebilir** bir iyileşme oldu.
The drop in temperature was noticeable as soon as the sun set.
Güneş batınca sıcaklıktaki düşüş **fark edilebilir** oldu.
She wore a bright red coat that was instantly noticeable in the crowd.
Kalabalıkta hemen **göze çarpan** parlak kırmızı bir palto giymişti.