Type any word!

"negotiate" in Turkish

müzakere etmekpazarlık yapmak

Definition

Bir konuyu tartışarak anlaşmaya varmaya çalışmak. Genellikle iş, fiyat, sözleşme veya taraflar arası sorun çözümünde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Biriyle müzakere etmek', 'fiyat/sözleşme müzakere etmek' kalıpları yaygındır. 'Konuşmak'tan daha resmîdir ve iki tarafın isteği vardır. Zor durumları aşmak için de kullanılabilir (örn. 'dar patikayı müzakere etmek').

Examples

We need to negotiate the price before we buy the car.

Arabayı almadan önce fiyatı **müzakere etmemiz** gerekiyor.

The two companies are trying to negotiate a new contract.

İki şirket yeni bir sözleşme **müzakere etmeye** çalışıyor.

She can negotiate with clients calmly.

O, müşterilerle sakin bir şekilde **müzakere edebilir**.

We finally negotiated a better deal after three meetings.

Üç toplantıdan sonra sonunda daha iyi bir anlaşma **müzakere ettik**.

You should negotiate your salary instead of accepting the first offer.

İlk teklifi kabul etmek yerine maaşınızı **müzakere etmelisiniz**.

It’s hard to negotiate when neither side wants to compromise.

İki taraf da taviz vermek istemediğinde **müzakere etmek** zordur.