"navigate" in Turkish
Definition
Bir yere ulaşmak için yönlendirme ya da harita kullanarak yol bulmak. Ayrıca internet sitesi, sistem veya zorlu durumlardan geçmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel yol bulmak hem de elektronik ortamlar (ör. web sitesi, uygulama) veya zorluklar için kullanılır. Genellikle 'through', 'by', 'with' ile kullanılır. 'Drive' kelimesiyle karıştırmayınız.
Examples
He learned to navigate the boat on the lake.
O gölde tekneyi **yolunu bulmak** konusunda öğrendi.
Can you navigate to the nearest gas station?
En yakın benzin istasyonuna **yolunu bulabilir** misin?
She knows how to navigate the new website.
Yeni web sitesinde nasıl **gezileceğini** biliyor.
I sometimes struggle to navigate all the options on my phone.
Telefonumdaki tüm seçeneklerde **yolumu bulmak** bazen zor geliyor.
He managed to navigate through a tough year at work.
İş yerindeki zorlu bir yılı **atlatmayı başardı**.
You need to be patient when you navigate unfamiliar cities.
Bilinmeyen şehirlerde **yolunu bularken** sabırlı olmalısın.