Type any word!

"nan" in Turkish

naan (ekmek)nene (B. İngilizce, büyükanne anlamında)

Definition

Bu kelimenin iki yaygın anlamı vardır: (1) Tandoor fırınında pişen yumuşak, ince bir Hint ekmeği; (2) İngiltere'nin Kuzey'inde, özellikle konuşma dilinde büyükanne için kullanılan bir ifadedir.

Usage Notes (Turkish)

Ekmek anlamında 'naan' yazılışı da doğrudur. 'garlic nan', 'nan bread' gibi kalıplar sık geçer. Büyükanne anlamı sadece İngiltere'nin belirli bölgelerinde yaygın olarak kullanılır.

Examples

Can I have some garlic nan with my curry, please?

Yemeğimin yanında sarımsaklı **naan** alabilir miyim, lütfen?

My nan makes the best Sunday roast in the family.

Ailemizde en iyi pazar rostosunu benim **nene**m yapar.

This restaurant serves freshly baked nan with every meal.

Bu restoranda her yemeğin yanında taze pişmiş **naan** sunuluyor.

We're going to nan's house for tea — she'll be upset if we're late.

Çay içmeye **nene**nin evine gidiyoruz — geç kalırsak üzülecek.

I could eat a whole nan by itself — it's that good when it's fresh out of the oven.

Fırından yeni çıkmışsa bir bütün **naan**ı tek başıma yiyebilirim—o kadar lezzetli.

My nan still sends me a fiver in a birthday card every year — bless her.

Benim **nene**m hâlâ her yıl doğum günü kartında bana beş pound gönderiyor — ne tatlı.