"mystique" in Turkish
Definition
Bir kişi, yer veya şeyin onu gizemli, çekici ve farklı kılan özel bir havası olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi veya resmi bağlamlarda kullanılır. Merak uyandıran, etkileyici insan, yer ya da nesneler için uygundur; sıradan şeyler için kullanılmaz.
Examples
There is a certain mystique about the old castle.
Eski kalenin kendine özgü bir **gizem**i var.
Many people are drawn to the mystique of magic tricks.
Birçok insan sihirbazlık numaralarının **gizem**ine çekilir.
The artist's mystique makes her paintings even more valuable.
Sanatçının **gizemi** eserlerini daha değerli kılıyor.
Traveling alone gives the journey a certain mystique.
Tek başına seyahat etmek yolculuğa ayrı bir **gizem** katıyor.
The chef has a mystique that sets her apart from the rest.
Şefin onu diğerlerinden ayıran bir **gizem**i var.
Part of the band's mystique is never showing their faces in public.
Grubun **gizem**inin bir parçası, hiçbir zaman halka açık yüz göstermemeleridir.