"music" in Turkish
Definition
Enstrümanlar ya da seslerle oluşturulan, hoş veya etkileyici olmaları için düzenlenmiş sesler; ayrıca bu sesleri oluşturma ya da icra etme sanatı.
Usage Notes (Turkish)
'music' sayılamaz; 'a music' şeklinde kullanılmaz. Sıkça geçen kalıplar: 'listen to music', 'play music', 'make music'. Tüm türler, dönemler için geçerlidir; sanat dalını, bir parçayı veya arka plan sesi olarak kullanılabilir.
Examples
I love listening to music when I study.
Ders çalışırken **müzik** dinlemeyi severim.
He can play music on the piano.
Piyanoda **müzik** çalabiliyor.
Music makes me feel happy.
**Müzik** beni mutlu hissettiriyor.
What kind of music do you like?
Ne tür **müzik** seversin?
There's live music at the café every Friday night.
Kafede her Cuma gecesi canlı **müzik** var.
Sometimes I just need some soft music to relax.
Bazen rahatlamak için sadece biraz yumuşak **müzik**e ihtiyacım oluyor.