"museum" in Turkish
Definition
Müze; tarihi, sanatsal, bilimsel veya kültürel öneme sahip nesnelerin saklandığı ve sergilendiği yerdir. İnsanlar, bilgi edinmek veya sergileri gezmek için müzeye giderler.
Usage Notes (Turkish)
Müze genellikle tüm bir bina veya kuruluşu ifade eder, yalnızca bir oda değildir. 'art museum', 'history museum', 'museum exhibit', 'museum guide' gibi ifadeler sıkça kullanılır. 'Gallery (galeri)' ile karıştırmayın; galeri genellikle daha küçük ve sanat ağırlıklıdır.
Examples
We visited the museum on Saturday.
Cumartesi günü **müzeye** gittik.
The museum has old paintings and coins.
**Müzede** eski tablolar ve paralar var.
My school is taking us to a science museum.
Okulumuz bizi bir bilim **müzesi**ne götürüyor.
If you're into history, that museum is absolutely worth a visit.
Tarihe ilgilin varsa, o **müze** mutlaka görülmeye değer.
We ended up spending three hours at the museum without noticing the time.
**Müzede** üç saat geçirdik, zamanın nasıl geçtiğini fark etmedik.
The new museum downtown is smaller than I expected, but it's really well designed.
Merkezdeki yeni **müze** beklediğimden küçük ama çok iyi tasarlanmış.