"moor" بـTurkish
التعريف
Çoğunlukla çimenli, ağaçsız veya az ağaçlı, genellikle İngiltere'de rastlanan geniş ve vahşi arazi. Ayrıca tekneyi sabitlemek için kullanılan bir fiil anlamı da vardır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
İsim hali genellikle İngiltere’nin doğasında ve edebiyatında geçer. Fiil hali ise tekneler, yatlar veya gemiler için kullanılır; 'dock' kelimesiyle karıştırmayın, o daha kalıcı veya ticari yanaşmalarda kullanılır.
أمثلة
She walked alone across the windy moor.
Rüzgarlı **bozkır**da yalnız yürüdü.
We need to moor the boat before it gets dark.
Hava kararmadan önce tekneyi **demirlememiz** gerekiyor.
The sheep grazed on the moor all summer.
Koyunlar yaz boyunca **bozkırda** otladılar.
The landscape changed from forest to open moor as we drove north.
Kuzeye doğru sürdükçe manzara ormandan açık **bozkıra** dönüştü.
Can you help me moor the boat to the dock?
Tekneyi iskeleye **demirlememe** yardım eder misin?
It’s easy to get lost in the fog on the moor at night.
Gece **bozkırda** sisin içinde kaybolmak kolaydır.