"momentary" in Turkish
Definition
Çok kısa bir süre devam eden veya bir anda gerçekleşen şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve yazılı dilde çok kısa süreli olaylar için kullanılır. 'momentary pause', 'momentary lapse', 'momentary distraction' gibi kalıplarla sık geçer. Uzun süren durumlar için uygun değildir.
Examples
He felt a momentary pain in his leg.
Bacağında **anlık** bir ağrı hissetti.
There was a momentary silence in the room.
Odada **anlık** bir sessizlik oldu.
She had a momentary distraction while driving.
Araba kullanırken **anlık** bir dikkat dağınıklığı yaşadı.
It was just a momentary lapse; I won’t forget again.
Sadece **anlık** bir dalgınlıktı; bir daha unutmam.
Don’t worry, these momentary setbacks happen to everyone.
Endişelenme, bu tür **anlık** aksilikler herkeste olur.
He only hesitated for a momentary second before answering.
Cevap vermeden önce sadece **anlık** bir saniye tereddüt etti.