Type any word!

"moderate" in Turkish

ılımlıhafifletmek (fiil)yönetmek (toplantı vb.)

Definition

Çok fazla ya da çok az olmayan, ortada olan durumları ifade eder. Fiil olarak, bir şeyi hafifletmek veya bir tartışmayı/toplantıyı yönetmek anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Ilımlı' iklim, görüş veya davranış için sıkça geçer. Siyasette 'ılımlı', merkezdeki kişiyi anlatır. Fiil hali ise genellikle toplantı yönetme ya da tartışmayı sakinleştirme için kullanılır.

Examples

The weather is moderate in spring.

İlkbaharda hava **ılımlıdır**.

Please eat a moderate amount of sweets.

Lütfen **ılımlı** miktarda tatlı yiyin.

He tried to moderate the argument.

Tartışmayı **hafifletmeye** çalıştı.

Her opinions are always pretty moderate; she doesn't like extremes.

Fikirleri her zaman oldukça **ılımlıdır**; uçlardan hoşlanmaz.

Can you moderate the panel discussion tomorrow?

Yarın panel tartışmasını **yönetebilir** misin?

Try to keep your expectations moderate—not too high, not too low.

Beklentilerini **ılımlı** tutmaya çalış—çok yüksek veya düşük olmasın.