"missionary" in Turkish
Definition
Misyoner, genellikle başka bir ülkeye gönderilen ve kendi dinini öğretip topluma yardımcı olan kişidir. Misyonerler genellikle inançlarını yaymak ve sosyal ya da eğitsel işlerde çalışırlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle Hristiyan din görevlileri için kullanılır, ancak benzer dini yayma işini yapan herkesi kapsayabilir. Yaygın kalıplar: 'yabancı misyoner', 'misyonerlik çalışması', 'misyoner gezisi'. Bazen mecaz anlamda da kullanılır. Resmi ve saygılı bir ifadedir.
Examples
The missionary taught children at the local school.
**Misyoner** yerel okulda çocuklara ders verdi.
Many people in the village know the missionary.
Köydeki birçok kişi **misyoneri** tanıyor.
A missionary often travels to distant countries.
Bir **misyoner** sık sık uzak ülkelere seyahat eder.
She became a missionary because she wanted to help others and share her beliefs.
Başkalarına yardım etmek ve inançlarını paylaşmak istediği için **misyoner** oldu.
Some missionaries set up clinics and schools where they work.
Bazı **misyonerler**, çalıştıkları yerde klinik ve okul açar.
He’s a missionary in Africa, helping with health and education projects.
O, Afrika’da bir **misyoner** ve sağlık ile eğitim projelerine yardımcı oluyor.