"misfortune" in Turkish
Definition
Kötü şans veya beklenmedik şekilde olumsuz bir olay yaşanması durumudur. Genellikle ciddî olumsuzluklar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde kullanılır. 'suffer misfortune', 'a stroke of misfortune' gibi ifadelerde yer alır. 'tragedy'den daha az duygulu ve 'bad luck'tan daha resmîdir.
Examples
After losing her job, she suffered great misfortune.
İşini kaybettikten sonra büyük bir **talihsizlik** yaşadı.
The family showed courage despite their misfortune.
Aile, **talihsizlik**lerine rağmen cesaret gösterdi.
They blamed their problems on misfortune.
Sorunlarını **talihsizlik**e bağladılar.
He's had his share of misfortune, but he always bounces back.
O, çokça **talihsizlik** yaşamış olsa da her zaman toparlanır.
It was pure misfortune that their flight got canceled twice.
Uçuşlarının iki kez iptal edilmesi tam anlamıyla bir **talihsizlik**ti.
Don't let a little misfortune bring you down—everyone faces tough times.
Biraz **talihsizlik** moralini bozmasın—herkes zorlu zamanlar yaşar.