"militant" in Turkish
Definition
Bir davayı savunurken agresif veya çatışmacı yöntemlerle hareket eden kişi; ya da bu şekilde davranan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyasi veya toplumsal hareketlerde saldırgan ya da çatışmacı davrananlar için kullanılır. 'militant group' ifadesi 'militan grup' şeklindedir; 'military' (askerî) ile karıştırmayın.
Examples
The police arrested a militant at the protest.
Polis protestoda bir **militanı** tutukladı.
She became more militant about animal rights.
Hayvan hakları konusunda daha **militan** hâle geldi.
A militant group organized the demonstration.
Bir **militan grup**, gösteriyi organize etti.
The government sees them as militants, not peaceful protesters.
Hükümet onları barışçıl protestocular değil, **militanlar** olarak görüyor.
Some climate activists are becoming increasingly militant in their tactics.
Bazı iklim aktivistleri kullandıkları taktiklerde giderek daha **militan** oluyor.
You don't have to be a militant to support a cause—you can help in peaceful ways.
Bir davayı desteklemek için **militan** olman gerekmez—barışçıl yollarla da yardımcı olabilirsin.