Type any word!

"micawber" in Turkish

micawber (hep iyi şeyler olacağına inanan kişi)

Definition

Zor zamanlarda bile iyi şeyler olacağına inanan, daima umutlu kalan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

Bu kelime genellikle edebi ortamlarda veya şaka amacıyla kullanılır. Özellikle parasal sorunlarda iyimser olanları tarif eder.

Examples

Tom is a real micawber; he always believes good luck is coming.

Tom tam bir **micawber**; her zaman şansının döneceğine inanır.

Even after losing his job, Mark stayed a micawber.

İşini kaybettikten sonra bile Mark bir **micawber** olarak kaldı.

She smiled and replied, 'I'm a micawber at heart.'

Gülümsedi ve 'Ben aslında bir **micawber**'im,' diye yanıtladı.

You know John—such a micawber! He really thinks things will work out, no matter what.

John'u biliyorsun—tam bir **micawber**! Ne olursa olsun her şeyin iyi olacağına inanıyor.

"Stop being such a micawber and make a plan," her friend teased.

'Artık bu kadar **micawber** olma ve bir plan yap,' diye arkadaşı takıldı.

When everyone lost hope, being a micawber actually helped him survive tough times.

Herkes umudunu kaybettiğinde, **micawber** olması zor zamanları atlatmasına yardım etti.