"merge" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şeyi tamamen bir araya getirip tek bir bütün yapmak; özellikle şirketler, kurumlar veya bilgiler için kullanılır. Akıcı bir şekilde birleşmeyi de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
İş dünyasında ve teknolojide sıkça kullanılır: 'merge companies', 'merge files', 'merge lanes'. Tam bir birleşme ima eder. Konuşmada 'merge into' yapısı yaygındır. 'Mix' daha genel ve resmi değildir.
Examples
The two companies will merge next year.
İki şirket gelecek yıl **birleşecek**.
Please merge the two documents into one file.
Lütfen iki belgeyi tek bir dosyada **birleştir**.
Yellow and blue merge to make green.
Sarı ve mavi **birleşerek** yeşil olur.
Traffic usually slows down where two lanes merge into one.
Trafik genellikle iki şeridin **birleşerek** tek şeride döndüğü yerde yavaşlar.
Their ideas merged to create something completely new.
Fikirleri **birleşerek** tamamen yeni bir şey oluşturdu.
I accidentally merged the wrong branches in the project.
Projede yanlış dalları yanlışlıkla **birleştirdim**.