"mercy" in Turkish
Definition
Birini cezalandırmaya gücün varken ona şefkat veya affedicilik göstermek. Genellikle güçlü birinin daha az sert olmayı tercih ettiği durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ciddi, ahlaki, hukuki veya dini alanlarda kullanılır. 'show mercy', 'have mercy on', 'beg for mercy', 'at the mercy of' gibi kalıp ifadeler yaygındır. Sadece genel iyi niyet anlamı taşımaz, güç ve affedicilik içerir.
Examples
The judge showed mercy to the young man.
Yargıç, genç adama **merhamet** gösterdi.
The prisoner begged for mercy.
Mahkûm, **merhamet** için yalvardı.
Please have mercy on the animal.
Lütfen hayvana **merhamet** gösterin.
After hearing her story, he decided to show mercy instead of anger.
Onun hikâyesini dinledikten sonra, öfke yerine **merhamet** göstermeye karar verdi.
We were at the mercy of the storm all night.
Bütün gece fırtınanın **merhametine** kaldık.
Come on, have mercy—I've been working all day.
Hadi, biraz **merhamet** et—tüm gün çalıştım.