"meddle" in Turkish
Definition
Birinin işine ya da meselelerine, davet edilmeden ve genellikle hoş karşılanmadan müdahale etmek.
Usage Notes (Turkish)
Olumsuz ve resmi bir kelimedir; 'meddle in/with' ile sıkça kullanılır. Yardım etmekten ziyade müdahale etmek anlamı taşır. 'intervene' gibi nötr ya da olumlu bir anlamı yoktur.
Examples
Don't meddle in other people's problems.
Başkalarının sorunlarına **karışma**.
She hates it when people meddle with her work.
İnsanlar işine **karıştığında** hiç hoşlanmaz.
You shouldn't meddle in family affairs.
Aile işlerine **karışmamalısın**.
He always tries to meddle even when nobody asks for his opinion.
Kimse sormasa bile o hep **karışmaya** çalışıyor.
Some people just can't help but meddle in everything.
Bazı insanlar her şeye **karışmadan** duramaz.
I wish my neighbors would stop trying to meddle with how I decorate my house.
Komşularımın evimi nasıl dekore ettiğime **karışmayı** bırakmasını isterim.