"meager" in Turkish
Definition
Miktar ya da kalite olarak çok az; ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'maaş', 'gelir', 'yemek', 'kaynak' veya 'delil' gibi kelimelerle birlikte kullanılır; yetmezlik veya tatmin etmeme anlamı taşır.
Examples
His lunch was meager, just a piece of bread.
Onun öğle yemeği **yetersizdi**, sadece bir dilim ekmekten ibaretti.
They survived on a meager income.
Onlar **az** bir gelirle hayatta kaldı.
The village had only meager resources.
Köyde sadece **kıt** kaynaklar vardı.
The evidence was too meager to prove anything in court.
Deliller çok **azdı** ve mahkemede hiçbir şey ispat edilemedi.
She looked at her meager savings and sighed.
Kadın **az** birikimine baktı ve iç geçirdi.
After paying the bills, there was only a meager amount left for fun.
Faturaları ödedikten sonra eğlence için sadece **az** bir miktar kalmıştı.