"mansion" in Turkish
Definition
Malikane, genellikle zengin birinin sahip olduğu, çok büyük ve lüks bir evdir, geniş ve gösterişlidir.
Usage Notes (Turkish)
Sadece çok büyük ve lüks evler için kullanılır. 'Deniz kenarında malikane', 'havuzlu malikane' gibi kullanımlar yaygındır. Gündelik hayatta daha büyük evler için de abartılı şekilde söylenebilir.
Examples
They live in a huge mansion on the hill.
Tepede devasa bir **malikane**de yaşıyorlar.
The old mansion has twenty rooms.
Eski **malikane**de yirmi oda var.
We saw a beautiful mansion near the beach.
Sahile yakın güzel bir **malikane** gördük.
That place isn't a house — it's basically a mansion.
Orası ev değil — resmen bir **malikane**.
He grew up in a mansion, so sharing a room was new to him.
O bir **malikane**de büyüdü, bu yüzden oda paylaşmak onun için yeniydi.
If I won the lottery, I wouldn't buy a mansion — just a comfortable home.
Piyangoyu kazansam bir **malikane** almazdım — sadece rahat bir ev isterdim.