"magnifying" in Turkish
Definition
Nesneleri gerçekte olduğundan daha büyük gösteren, özellikle büyüteç gibi araçlarda kullanılan bir özelliktir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'büyüten cam', 'büyüten lens' gibi isimlerden önce kullanılır. Optik araçlarda geçer, sayısal yakınlaştırmada kullanılmaz. Tek başına nadiren kullanılır; fiili 'büyütmek'tir.
Examples
He looked at the bug through a magnifying glass.
Böceğe **büyüten** bir camla baktı.
A magnifying lens helps you see small details.
Bir **büyüten** lens küçük detayları görmeye yardımcı olur.
The scientist used a magnifying tool to study the leaf.
Bilim insanı yaprağı incelemek için **büyüten** bir araç kullandı.
Can I borrow your magnifying glass to read this tiny print?
Bu küçük yazıyı okumak için **büyüten** camını ödünç alabilir miyim?
The phone camera has a magnifying mode for close-up photos.
Telefon kamerasında yakın çekim için bir **büyüten** mod var.
Grandpa always reads the newspaper with his magnifying glasses on.
Dedem gazeteyi her zaman **büyüten** gözlükleriyle okur.