Type any word!

"luxury" in Turkish

lüks

Definition

Gerekli olmayan, pahalı, konforlu veya çok güzel olan ve kişiye büyük zevk veren şeydir. Ayrıca çok konforlu ve kaliteli bir yaşam durumunu da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla pahalı ürün ve hizmetler için kullanılır: 'luxury hotel', 'luxury car', 'luxury brand'. 'the luxury of + isim/fiil' avantajlı bir durumu ifade eder: 'the luxury of time'. Genellikle olumlu; ancak bazen kişiler aşırı zengin veya şımartılmış olarak eleştirilebilir.

Examples

This hotel offers luxury at a high price.

Bu otel yüksek fiyata **lüks** sunuyor.

A car is a luxury for some families.

Bazı aileler için araba bir **lüks**tür.

They lived in luxury during their vacation.

Tatil boyunca **lüks** içinde yaşadılar.

These days, having a full weekend to relax feels like a luxury.

Günümüzde tam bir hafta sonu dinlenebilmek bir **lüks** gibi geliyor.

We can't afford anything luxury, so let's look at cheaper options.

Hiçbir **lüks**ü karşılayamayız, o yüzden daha ucuz seçeneklere bakalım.

She grew up with every luxury, so small apartments feel strange to her.

O her türlü **lüks** içinde büyüdü, bu yüzden küçük daireler ona tuhaf geliyor.