"lose" in Turkish
Definition
Bir şeyi artık sahip olmadığınızda, kaybettiğinizde ya da bir oyunda veya yarışmada mağlup olduğunuzda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'lose weight', 'lose your keys', 'lose a game' gibi ifadelerle sık kullanılır. Kasıtlı bir kayıp için kullanılmaz; böyle durumlar için 'bırakmak' veya 'kaçırmak' tercih edilir.
Examples
I often lose my keys.
Anahtarlarımı sık sık **kaybederim**.
Did you lose the game?
Oyunu **kaybettin mi**?
Be careful not to lose your phone.
Telefonunu **kaybetmemeye** dikkat et.
It's easy to lose track of time when you're having fun.
Eğlenirken zamanın nasıl geçtiğini **kaybetmek** kolaydır.
Don't lose hope—things will get better.
Umut **kaybetme**—her şey daha iyi olacak.
He worked hard to lose weight before his wedding.
Düğünden önce kilo **vermek** için çok çalıştı.