"loopholes" in Turkish
Definition
Bir kanunda veya sistemde, insanların asıl kuralları atlatmasına imkan veren küçük açıklar ya da boşluklar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasalar, sözleşmeler veya vergiler hakkında kullanılır. Hile amacıyla açık aramayı belirtir ve eleştirel bir anlam taşır.
Examples
Lawyers look for loopholes in the contract.
Avukatlar sözleşmedeki **açıkları** arar.
Some companies use tax loopholes to pay less money.
Bazı şirketler, daha az vergi ödemek için vergi **açıklarını** kullanır.
The new law closes previous loopholes.
Yeni yasa, önceki **açıkları** kapatıyor.
Politicians often promise to eliminate tax loopholes, but it's not easy.
Siyasetçiler sıkça vergi **açıklarını** kaldıracağına söz verir ama bu kolay değildir.
Big corporations hire experts to find loopholes the average person would never notice.
Büyük şirketler, sıradan kişilerin fark edemeyeceği **açıkları** bulmak için uzmanlar tutar.
There are always creative people who discover new loopholes in the system.
Sistemde yeni **açıklar** bulan yaratıcı insanlar her zaman vardır.