"loner" in Turkish
Definition
Genellikle tek başına vakit geçirmeyi ve yalnız olmayı tercih eden kişidir. Bu tercih, isteğe bağlı olur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle nötrdür; bazen olumsuz veya gizemli bir anlam taşıyabilir. 'loner', kendi isteğiyle yalnız olmayı sevenler içindir. Sıfat değil, isimdir. 'Lonely' (yalnız ve mutsuz) ile karıştırmayın.
Examples
He is a loner and likes to read by himself.
O bir **yalnız takılan kişi** ve kendi başına kitap okumayı sever.
The new student seemed like a loner at first.
Yeni öğrenci başta **yalnız takılan kişi** gibi görünüyordu.
Some people are just natural loners.
Bazı insanlar doğuştan **yalnız takılan kişi**dir.
He’s always been a bit of a loner; you’ll usually find him hiking by himself on weekends.
O her zaman biraz **yalnız takılan kişi** olmuştur; genellikle hafta sonları onu tek başına yürüyüş yaparken bulursunuz.
Don’t take it personally—Jason is just a loner, not unfriendly.
Kişisel alma—Jason sadece bir **yalnız takılan kişi**, soğuk biri değil.
Being a loner doesn’t mean you’re unhappy—it just means you enjoy your own company.
**Yalnız takılan kişi** olmak mutsuz olduğun anlamına gelmez—sadece kendi başına vakit geçirmeyi seviyorsundur.