"lodged" in Turkish
Definition
Bir şey bir yere sıkışıp kalmışsa veya biri resmi bir şikayet ya da belge vermişse ya da bir yerde geçici olarak kalıyorsa bu kelime kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'sıkışmış' genelde tıkanmış nesneler veya vücutta kalan şeyler için kullanılır. 'başvurmak' (şikayet için) resmi bir ifadedir. Geçici kalma anlamı az kullanılır ve biraz eski bir tarzda duyulur; sürekli yaşam anlamında kullanılmaz.
Examples
The fish bone is lodged in his throat.
Balık kılçığı boğazında **sıkışmış** durumda.
She lodged a complaint with the hotel manager.
Otel müdürüne bir şikayet **başvurusunda** bulundu.
He was lodged in a small cabin during his trip.
Seyahati sırasında küçük bir kulübede **geçici olarak kaldı**.
The bullet remained lodged in his leg after the accident.
Kaza sonrası mermi bacağında **sıkışmış** olarak kaldı.
I lodged a formal complaint about the noise to the city council.
Gürültüyle ilgili olarak şehir meclisine resmi bir şikayet **başvurusunda bulundum**.
During the storm, we were lodged at a roadside motel.
Fırtına sırasında yol kenarındaki bir motelde **geçici olarak kaldık**.